KIRIK AYNA

18/4/2008 - Alyansı neden dördüncü parmağımıza takmalıyız?

Kategori: genel kultur

 

Bunun, Çinliler'in anlattığı çok güzel ve inandırıcı bir açıklaması var...

Başparmak, anne-babanızı,
İşaret parmağı, kardeşlerinizi,
Orta parmak, sizi,
Dördüncü parmak (yani yüzük parmağı), hayat arkadaşınızı,
Ve serçe parmak, çocuklarınızı temsil eder.

İlk önce avuçlarınızı birbirine bakacak şekilde açın. Orta parmakları bükün ve sırt sırta birleştirin. Daha sonra kalan dört parmağınızı da şekildeki gibi açıp, uç uca getirin.

 

 

 

 

Şimdi, anne babanızı temsil eden başparmaklarınızı ayırmaya çalışın... Açılacaktır, çünkü anne babanız sizinle birlikte ömür boyu yaşamayacaktır. Er ya da geç onlardan ayrılmak zorundasınız.

Baş parmaklarınızı önceki gibi birleştirip, kardeşlerinizi temsil eden işaret parmaklarınızı ayırın. Onlar da ayrılacaktır, çünkü kardeşleriniz kendi ailelerini kurup, ayrı bir hayat seçer.

İşaret parmaklarınızı birleştirip, çocuklarınızı temsil eden serçe parmaklarınızı ayırın. Onlar da ayrılıcak, çünkü çocuklar da evlenir ve bir gün kendi hayatlarını kurar.

Son olarak serçe parmaklarınızı birleştirip, eşlerinizi temsil eden yüzük parmaklarınızı ayırmaya çalışın. Ayıramadığınızı görünce şaşıracaksınız. Çünkü karı-kocalar hayat boyu bir arada yaşarlar... İyi günde ve kötü günde...

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

19/9/2007 -

Kategori: siirler

Ben Sana Mecburum

Ben sana mecburum bilemezsin
Adını mıh gibi aklımda tutuyorum
Büyüdükçe büyüyor gözlerin
Ben sana mecburum bilemezsin
İçimi seninle ısıtıyorum

Ağaçlar sonbahara hazırlanıyor
Bu şehir o eski İstanbul mudur?
Karanlıkta bulutlar parçalanıyor
Sokak lambaları birden yanıyor
Kaldırımlarda yağmur kokusu
Ben sana mecburum sen yoksun

Sevmek kimi zaman rezilce korkuludur
İnsan bir akşam üstü ansızın yorulur
Tutsak ustura ağzında yaşamaktan
Kimi zaman ellerini kırar tutkusu
Birkaç hayat çıkarır yaşamasından
Hangi kapıyı çalsa kimi zaman
Arkasında yalnızlığın hınzır uğultusu

Fatihte yoksul bir gramafon çalıyor
Eski zamanlardan bir Cuma çalıyor
Durup köşe başında deliksiz dinlesem
Sana kullanılmamış bir gök getirsem
Haftalar ellerimde ufalanıyor
Ne yapsam ne tutsam nereye gitsem
Ben sana mecburum sen yoksun

Belki Haziranda mavi benekli çocuksun
Ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor
Bir şilep sızıyor ıssız gözlerinden
Belki Yeşilköy'de uçağa biniyorsun
Bütün ıslanmışşın tüylerin ürperiyor
Belki körsün kırılmışsın telâş içindesin
Kötü rüzgâr saçlarını götürüyor

Ne vakit bir yaşamak düşünsem
Bu kurtlar sofrasında belki zor
Ayıpsız fakat ellerimizi kirletmeden
Ne vakit bir yaşamak düşünsem
Sus deyip adınla başlıyorum
İçim sıra kımıldıyor gizli denizlerin
Hayır başka türlü olmayacak
Ben sana mecburum bilemezsin..

Attila İlhan

Yorum (6) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

28/8/2007 - ÜZÜLMELİ Mİ SEVİNMELİ Mİ?

Kategori: hikayeler

Genc kadın tatilinin tadını deniz kenarında güneşlenerek cıkarmaya calışıyordu..Birden bir sesle irkildi.Yanı basında kara kuru kötü giyimli bir kadın durmuş yalvarıyordu..

-Allah rızası için bir yardım..bir kucuk cocugum var cok hasta ameliyat olmassa ölecek..

Kadın bu sözlerden etkilenmişti..yanındaki butun parasını cıkarttı verdi..o uzaklastıktan sonra yanına baska bir kadın yaklastı ve gidenin onu kandırdıgını söyledi..

-O hep burada kendini acındırarak gelen turistlerden para toplar..ne durumu okadar acıklıdır nede hasta bir cocugu vardır..

Kadın bu duydukalrına fena halde öfkelenir..kandırılmak zoruna gitmiştir.

Ertesi gun kaldıgı otelin balkonundan sahili seyrederken sahilde genc bir adamın kostugunu görür ve onu izlemeye koyulur..bir de bakarki dun onu kandıran kadın simdi genc adama yaklasmaktadır..Genc adamın da kendisi gibi aldanıp ona para verdiğini görur ve hem kızar hemde kendisinden baska da saf insanlar oldugu iicin hafiften sevinir..

Hemen sahile iner genc adamın yanına yaklasır

-Afedersiniz..az önceki kadın size fakir oldugunu söyledi ve yardım istedi deği mi?

-evet der genc adam

-Hasta ve ölmek üzere olan bir çocuğu oldugunuda söyledi..

-Evet der yine genc adam..

-Üzgünüm ama kandırıldınız diye güler kadın..o ne fakirdir nede ölmek üzere bir cocugu vardır..herkese öyle diyerek duygu sömürüsü yapar

-ne yani  fakir değilmi o?

-hayır

-ölmek üzere bir çocuğu oldugu yalanmıydı?

-evet

Kadın ona kandırılmıs oldugunu bildirmenin verdigi sinsi bir zafer mutlulugunu hisseder icinde ve adamın simdi gösterecegi öfkenin hiç bir işaretini kacırmamak için gözlerini genc adamın yüzüne dikmiş verecegi tepkiyi beklemektedir..

-Ohh!cok sükür Allahım cok şükürr..demek ölmek üzere bir çocuk oldugu yalandı..öyle bir çocuk yok..

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

18/9/2006 - SEVDİM SENİ MABUDUMA

Kategori: siirler

 

 

 

Sevdim seni mağbuduma
Canan diye sevdim
Bir ben değil alem sana 
Hayran diye sevdim


Evladi ıyalden geçerek
Ben ravzana geldim
Ahlakını meth etmede
Kuran diye sevdim


Kurbanın olam şahı rasul
Kovma kapından
Didarına müştak olan
Yezdan diye sevdim


Mahşerde nebiler bile
Senden medet ister
Gül yüzlü melekler sana
Hayran diye sevdim

Yorum (18) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

16/9/2006 - BURCLARA GÖRE ÖZÜR DİLEME

Kategori: astroloji

KOC: Bir kere butun Koc'lar dunya şekeri olduklarına inanirlar..
ozur dilemelerini gerektiricek bişey yaptiklarini ya da soylediklerini hic duşunmezler.. o yuzden dizlerinin ustune cokmek  yerine basitce "ozur dilerim" derler.. bundan ne azi ne fazlasi

BOGA: Bir hata yaptiklarinda insanlarla yuzyuze bakmaya cok
cekinirler.. hem zaten olan olmuştur.. o yuzden Bogalarin ozur
dilemedikleri icin kaybettikleri cok arkadaşlari vardir

IKIZLER: Ikizler her ne yapmiş olurlarsa olsunlar, konuyu iyice
derinlemesine bi araştirirsaniz mutlaka hakli cikacaklardir.. hakli
olduklarini duşunmuyosaniz demek ki konunun yeterince derinine
inmemi$siniz o da sizin sorununuz

YENGEC: Bir Yengec'in ozur dilemesini bekliyosaniz buna pişman
olursunuz... her konuyu mutlaka kendi taraflarina cevirmeyi bu kadar  iyi beceren başka bir burc daha yoktur... sonunda bir bakmişsiniz  yalvar yakar olan sizsiniz.

ASLAN: Bir aslan hatasini telafi etmek icin elinden ne geliyorsa
yapar.. size cicekler alir, evinizin karşisindaki duvara kocaman
harflerle BENI AFFET yazar, ayaklariniza kapanip yalvarir.....
sonunda affettiginiz zaman kis kis gulmeyi de ihmal etmez tabi, ne  de olsa ona karşi koymak ne mumkun.

BAŞAK: Başak hata yaptigi zaman ozur dilemekten cekinmez, ama bunu  ne zaman yapacagini kendi kafasindan planlar.. herkesi kendileri gibi sandiklari icin boyledirler.. onlara gore iş işten gecmiş olsa  bile sonucta ozur dilemiş midir, dilemiştir.

TERAZI: Hata yaptiklari zaman bunu itiraf etmeye cekinmezler.. o
kadar ictendirler ki zaten ozur dilerim demelerine firsat kalmadan  siz affettiginizi soylemiş olursunuz.

AKREP: Ozur dilemenin bir formalite olduguna inanirlar.. o yuzden  bir telefon acmak ya da karşiniza alip konuşmak yerine kart ya da  mail yoluyla ozur dileyen insanlarin cogu bu burctandir.

YAY: Yay'larin kitabinda pi$manlik, ozur gibi şeyler yazmaz..
hatasiz kul olmaz şarkisi onlarin hayat felsefesidir. Başkalari
onlara yanliş bişey yaptigi zaman da ayni tavri korurlar, cifte
standart yapmazlar yani..

OGLAK: Onlardan basit bir "ozur dilerim"le kurtulamazsiniz.. uzuuuun  bir aciklama beklerler.. 7 sayfalik bir savunma yazip da sonunda onu  tatmin edebilmişseniz ne mutlu.

KOVA: Dunya tatlisi insanlardir.. hata yaptiklarini bilir ve
saniyesinde durumu kurtarmak icin bişeyler duşunurler.. genelde de başarirlar .

BALIK: Kolay kolay ozur dilemezler cunku onlara gore herkesin
olaylara bakiş acisi farklidir.. bir Balık ve ozur dilemek ha? şansinizi zorlamayin

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

blogumu bütün siir dostlarına actım..icinizdeki duyguları siirleri sizde gelin yazın diye..

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv

Kategoriler

Arkadaşlarım

anadoluhaber
sahragull